08.02.2012
12.03.2009 02:45

Hüseyin Temiz yoldaşı kaybettik...

 

Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!

 

Hüseyin Temiz yoldaşımız 1962 yılında Tunceli’nin Nazimiye ilçesinde doğdu. Emekçi bir ailenin çocuğu olan yoldaşımız kısa denebilecek yaşamına çok şey sığdırdı. Bir süre önce akciğer kanserine yakalanan Hüseyin Temiz yoldaş, 11 Mart akşamı yaşamını yitirdi.

İstanbul Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu çalışanı ve Küçükçekmece İşçi Platformu sözcüsü olan Hüseyin yoldaş, yıllardır enerji sektöründe çalışan bir işçiydi. Yaşamının büyük kısmı işçilikle geçen yoldaşımız devrimci mücadeleye adım atmasını şu sözlerle ortaya koymuştu:

Sömürüyle, baskıyla, yoksullukla çok erken yaşta tanıştım. Adına kapitalizm denilen bu sistemin yıkılması gerektiğini, bu gerçekleşmeden işçi ve emekçilerin en basit sorunlarının dahi kalıcı bir çözüme kavuşmayacağını çok erken yaşta gördüm, öğrendim. O zamandan bu yana devrimci mücadelenin içindeyim.”

Hüseyin Temiz yoldaş 12 Eylül yenilgisinin ardından devrimci hareketin yeniden toparlanması sürecinde etkin bir çaba harcadı. Özellikle devrimden ve devrimci örgütlü mücadeleden kaçan “devrim kaçkınlarını” ve sınıf-dışı yönelimleri mahkum ederek Marksizm-Leninizm davasını cepheden savundu.

Bu sürecin ardından yeni proleter devrimler çağının topraklarımızdaki öncüsü EKİM Hareketi ile tanışarak devrimci mücadelesini sürdürdü. EKİM’den Parti’ye giden sürecin en ön saflarında yürüyen Hüseyin Temiz yoldaş, bu uğurda her türlü bedeli ödemesini bilen yiğit bir devrimciydi.

 Türkiye topraklarında dosta düşmana karşı yükseltilmiş bayrak, bir savaş ilanı olan Parti Kuruluş Kongresi’ni büyük bir heyecan ve coşku ile karşılamış, devrim davasının bu topraklarda yenilmezliğinin ifadesi bu adımı selamlamıştı. Kuruluş Kongresi sürecinin hemen ardından düşman saldırısının yarattığı tahribatını sarılması sürecinde anlamlı bir emek ve çaba harcamıştı. Uzun yılları bulan inatçı ve inançlı bir çaba ile devrim davasının büyütülmesine önemli katkıları sunmuştu.

Sınıf mücadelesinin farklı alanlarında uzun yıllar çalışma yürüten yoldaşımız, ‘90’lı yılların sonunda Kızıl Bayrak gazetesi Gebze temsilciliği yaptı. On yılı aşkındır, Küçükçekmece bölgesinde bir sınıf devrimcisi olarak inatçı, ısrarlı, enerjik ve soluklu bir faaliyet yürütmekteydi.

Hüseyin Temiz yoldaş, son yıllarda Küçükçekmece bölgesinde yürütülen devrimci sınıf çalışmasının örgütlenmesinde etkin bir rol oynadı. Bölgedeki birçok direnişin örgütleyicisi ve önderiydi. Oktaş, Güven Elektrik, Texim ve Desa’da sınıf mücadelesinin ve direnişlerin örgütlenmesinde etkin bir rol oynamıştı. Ve yaşamının son anlarına kadar da bu çalışmanın örgütleyicilerinden biriydi.

2 yılı aşkındır kanser rahatsızlığı yaşayan ve tedavi gören yoldaşımız, çalışmalarından bir an bile geri durmadı. 2007 yılı genel seçimlerinde İstanbul 3. Bölge’den işçi sınıfının devrimci programının temsilcisi olarak bağımsız sosyalist devrimci aday olarak seçimlere katılan yoldaşımız, sağlık sorunlarına rağmen seçim sürecinin yoğun ve ağır temposu karşısında bir an bile duraksamadı, kararlılıkla sınıfın devrimci programını temsil etti.

Hüseyin yoldaş o süreçte seçimlere katılmasını ise şu sözlerle tanımlıyordu: “Herşeyden önce biz sınıf devrimciyiz. İşçi sınıfını bu topraklarda programıyla, eylemi ile temsil eden tek oluşumun rehberliğinde mücadele eden insanlarız. Sınıfımız bugün çok yönlü saldırılarla karşı karşıya olmasına rağmen ortaya güçlü bir direnç koyamıyor. Sınıf hareketinin dibe vurduğu bir ortamda kitleleri kendi güncel ve temel sorunları üzerinden örgütlü mücadeleye çekmeye yönelik kesintisiz bir faaliyet yürütüyoruz. Burjuvazi kendi siyasal krizine çözüm bulmak, en azından bu krizi bir süre için dindirmek amacıyla seçim oyunu ile kitlelerin karşısına çıkıyor. Sandığın sonucu ne olursa olsun, sosyal yıkım saldırılarına kalındığı yerden devam edileceği kesin. Biz kitleleri uyarmak, seçimin de meclisin de işçi ve emekçiler için çözüm olmadığını, kurtuluşun devrimde ve sosyalizmde olduğunu söylemek sorumluluğuyla karşı karşıyayız. Bu sözü ancak biz devrimci sınıfın programına sahip olanlar söyleyebilir. Bunu biz söyleyeceğiz, bunu söylemek için aday oldum.”

Ne karşı devrimin zulmü ve zorbalığı, ne devrim kaçkınlarının yaşadığı yılgınlık, ne de küçük-burjuva devrimciliğinin ufuksuzluğu onu işçi sınıfının davasına duyduğu derin bağlılıktan alıkoydu. Yaşamının son anına kadar bu davanın yılmaz ve yiğit bir neferi olarak Parti ve partili mücadeleye sadık kaldı. O işçi sınıfının devrimci davasına büyük bir bağlılığın ve derin inancın taşıyıcısı bir yiğit komünistti.

Sömürüyle, yoksullukla, baskıyla, işkenceyle ve mücadelenin zorluklarıyla geçen 47 yıllık yaşamın bedeliydi akciğer kanseri… Ama yoldaşımız son anına kadar inancını diri tuttu, mücadeleci ruhuyla vücudunu saran kansere karşı da dirençle ve inatla savaştı. Ne yazık ki uzun bir tedavi sürecinin ardından yeniden nükseden rahatsızlığı atlatması olanaklı olmadı.

Hüseyin yoldaşın anısı önünde derin bir saygı ve sevgiyle eğiliyoruz. 

Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu

11 Mart 2009

 

 

 


YAZICIYA GONDER


Şubat
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4