07.02.2012
29.11.2009 14:48

Yoldaşım Alaattin, sen ki…

 

Sen ki yoldaşım, kuşanmışsın öfkesini sınıfının.

Sen ki yoldaşım, kuşatmışsın partiyle sokaklarını şehr-i İstanbul’umun.

Sen ki yoldaşım, kuşatılmışsın bir akşam vakti 4. Cadde’de.

Sen ki yoldaşım, “Vurulup düşmüşsün, kalmışsın kan revan, kalmışsın boylu boyunca…”.

O günden beri bu türkü dilimde. İçimi acıtan, kinimi bileyen cümleleri aradım on gündür. Bildiğim her kelime, kurduğum her cümle yetersiz geldi. Bir yenisini aradım. En sonunda yazmaya başlasam da hala arıyorum hissettiklerimi ifade edecek yan yana gelmiş harfleri…

Bu sefer cinayeti sadece kör bir kayıkçı değildi gören. Camdan kafasını uzatan adam, balkona çıkan kadın, yoldan geçen genç, dükkanını kapatmak üzere olan esnaf, minibüsü gasp edilen şoför,… Hepsi gördüler. Dilden dile yayıldı sokağın ortasında katledilen gencin, devrimcinin, komünistin, TKİP militanı Alaattin’in hikayesi.

Yoldaşım Alaattin, belki de Asi’ydi bu dünyada ters olmayı sana ilk gösteren. Belki Asi’nin hikayesiyle başlamıştı senin de hikayen. Asırlar öncesinde doğduğun topraklarda nasıl ki ejderha hayat suyuna el koymuşsa öyle yaşam haklarımıza el koymuştu kapitalizm asırlar sonra. Nasıl ki su alabilmek için ejderhadan her gün bir kız çocuğu kurban veriliyorduysa açlık 30 bin çocuğu öldürüyor bir günde. Nasıl ki günlerden bir gün ejderhaya kafa tutacak bir çoban çıkıp mızrağını geçirebildiyse sen de kapitalizmin dişlilerinin arasından sıyrıldın EKİM’in sesiyle.

Yoldaşım Alaattin, Asi bazen sığamaz yatağına taşar ve can verir Amik Ovası’na. Ne de olsa bir parçasısın Asi’nin taşarak, coşarak geçtiği bir coğrafyanın. Sen de sığamamıştın ya Asi gibi yatağına. Taşarak, çoşarak gelmiştin sana artık dar gelen Antakya’dan. Sınıfın bağrında atmalıydı senin gibi bir yürek. Yüreğinin son tıklamasına kadar sınıf senden öğrendi mücadeleyi, devrimi, partisini...

Yoldaşım Alaattin, o akşam tarih bir kez daha direnişe tanık oldu. Sermayenin cellatlarına teslim olmaktansa ölüme hoş geldin demeyi gördük sende. Eminim nasıl rahattın ölümün üzerine yürürken. Yürürken ölüme gözlerinde eli kanlı cellatlara duyulan nefret, gözlerinde gelecek güzel günlerin ışıltısı… Gözlerin ne kadar yarınımızı anlatıyorsa yoldaşım, sağ elin bugünün cümlelere gerek duyulmayan tanımlamasıydı.

Yoldaşım Alaattin, inancınla, direncinle, kininle, bilincinle bir kez daha kuşattım kendimi. Sözüm olsun kızıllaştırdığın bayrağımıza, davamıza, partimize leke sürmeyeceğim. Zaferin inancıyla çarpan yüreğini tüm kavga alanlarına taşıyacağım.

Z. İnanç


YAZICIYA GONDER


Şubat
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4